Yol Aşkı Seyahat ve Gezi Rehberine Hoşgeldiniz

,

Romantizm, Aşk, Tarih… İşte Lezzet Dolu Paris Gezisi

PAYLAŞ
Home » Avrupa » Fransa » Paris » Romantizm, Aşk, Tarih… İşte Lezzet Dolu Paris Gezisi

Paris Gezi Rehberi 

Paris gezi rehberi – Paris gezilecek yerler 

Paris!.. Nereden başlasak?..

Her şehir size bir şey anlatır dinlerseniz. Benim Paris’im her seferinde, neresine gidersem gideyim aynı şeyi anlatır bana. Evde olmanın huzurunu…

Şimdi sanmayın ki size müzeler, anıtlar, ziyaret edilmesi gereken olmazsa olmazlar anlatacağım bu kente dair. Hayatta en sevdiğim şeyi yapacağım size bu yazıyla.

Yer yüzündeki en sevdiğim şehirle; gezginleri kalplerinden, gurmeleri ise midesinden vuracağım… Damağınızda bir tat bırakacağım. Sokak kokularına karışan kruvasan kokularını, Seine Nehri kıyısındaki gizli parklardaki öpüşmelere karışan sokak şarkıcılarını anlatacağım. Paris’i; yani aşkı…

Paris Gezi Rehberi

Paris Gezi Rehberi – Paris Gezilecek Yerler 

Paris Saint Germain gezilecek yerler…

Her ziyarettimde sınırları gittikçe daralan ama keyfi bir o kadar çoğalan sevgilimle, yani Saint Germain‘le başlayalım o zaman…

Saint Germain öylesine bir semt değil. Karnaval, tutku, peşinden gidilesi, sokaklarına karışmak değil, sokaklarında erimek, kaybolmak istediğim, kayboldukça kendimi bulduğum.

Sabah dinginliğine, güneşin doğuşuna, Paris’in asıl enerjisine bir kaç yaşlı Fransız ile birlikte tanık olmak için ilk durak her zaman meydan ve meydanın benim için vazgeçilmezi Cafe Bonaparte

En Yeni Madrid Yeme İçme Rehberi İçin Tıklayın!

Güvercinlerle birlikte içilen kahve ve tabii ki yanında Pain Au Chocolat, yani çikolatalı kruvasan…

Şimdi kalbinde atıyoruz şehrin… Kahveyle çikolatanın enfes lezzeti damağınızda harmanlanadursun, siz katedralin üzerinden doğan güneşin tadını çıkarın.

Saint Germain’in mor alevini, saf sevgiyi deneyimlerken ruhunuz, gözünüz Sartre ve Bouvoir‘ ın aşklarına, amansız entelektüel sohbetlere tanık Cafe Deux Magots ve az ilerisindeki Cafe de Flore‘ da olsun. Özgürlüğe yelken açın onlarla birlikte. Zadkine Heykeline bir merhaba deyin.

Biraz ötenizde Fransızca bilmediğinize her seferinde kahredeceğiniz La Hune : Bir kitap evi. Enis Batur’ dan, Yaşar Kemal’ e Nedim Gürsel’ den Elif Şafak’ a hepsi sizi bekler bir göz atmalık da olsa…

Paris Gezi Rehberi

Yeterince huzur bulduysanız kalkalım ve Paris Gezi Rehberi‘ni yazmaya devam edelim.

La Hune ile Bonapartee arasından Seine‘e doğru uzanırken makaron üstatları, mucitleri mi demeliyim yoksa? La Duree sizi bekler.

Her zaman tercihim siyah çukulatalısıdır. La Duree’ den aldığınız her tatlı sizi mutlu edecek fazla düşünmeyin seçin birini.

Bu arada Rue Bonaparte 72‘ deki Pierre Herme’ nin makaron ve tatlılarını da lütfen deneyin. La Durre’ yi aratmayacaklardır.

İşte en zevkli bölüm başlıyor. Sanat galerilerini takip eden cafeler, cafeleri takip eden dükkanlar, genelde Rue Jacob üzerinden ama yine de paşa gönlünüzün istediği yerden ayaklar Rue de Buci‘ ye çekiliyor.

St. Germain’ deki sanat galerileri bir müze gezmişçesine tatmin edecektir sanat severleri, 2000′ li yılların yaşayan sanatı ve şansınız varsa sanatçılarıyla tanışın. Rue Buci yavaştan dolmaya başlamış.

Her sabah kurulan pazar, birbirinden güzel ekmekler, peynir ve şarküterileriyle sizi bekliyor. Sokağa en hakim köşede Bar du Marche var. Karnı acıkanlar, öğlen birası ya da şarabı tatmak isteyenler, ayaküstü bir kahve içip azıcık sohbet etmek isteyenler buyursun.

Çılgın Amsterdam Gezi Rehberi ve Püf Noktaları Burada!

Yemek için Place Dauphine bizi bekler. Sokağın üstünde 2 tane nefis dondurmacı (kuyruklardan anlayacaksınız), acil ihtiyaçlar için Carrefour ve tabii ki şarap için Nicholas. Ben genelde sırt çantamda şarap olmadan Paris’ te pek dolaşmam.

Canınızın ne zaman nerede çekeceği belli olmaz çünkü.  Artık öğlen yemeğine kadar kafa nereye siz oraya. Ben sokaklara karışacağım. Kalbim nereyi çekerse oraya… Sırtınızı Buci’ ye verip, nehre; sokağı solunuza alıp Saint Michel’e yürüyebilirsiniz. Tadını çıkarın.

Eski Paris’ in kokusunu duymak, giyotinin mucidi Dr. Guillotine‘ in yaşadığı eve göz atmak için Cour Rohan‘ a mutlaka uğrayın. Sokak içine açılan sokakları seveceksiniz.

Paris Gezi Rehberi

Paris Gezi Rehberi 

Acıktınız mı artık? Tamam o zaman her keseye, her zevke göre seçeneklere göz atalım:

“Aman hiç uğraşamam güzel bir restoranda oturup adam gibi yemek yiyelim”ciler:

İstikamet La Procope… Polanski gibi nicelerini ağırlamış bu restoran gerçekten güzel bir seçenek.

Şarap sosunda pişmiş siyah midye ve yanında bira sevenler Chez Leon’ dan şaşmasın. Bar du Marche ucuz ama lezeetli, az önce adı geçen tüm cafeler ise lezzetli ama bence pahalı ve sıradan seçenekler.

Ben ise vizyon genişletmeyi umuyorum: Notre Dame kilisesinin de üzerinde bulunduğu, Paris’ in kurulduğu adada (İle de la Cite) Seine Nehri’ ne ayaklarınızı uzatarak yeşillikler içinde, Paris’ in en romantik köprüsüne (Pont des Arts detaylarıyla anlatılacak) bakarak, meşhur “köprü üstü” aşıkları filminin çekildiği köprüyü (Pont Neuf) de arkanıza alarak, Fransız’larla, aşıklarla, salkım söğütlerin altında, güneşin tadını çıkararak yemek yemek isterseniz benimle gelin.

Yanınıza Juliette Greco’ yu almayı unutmayın… Önce ne yiyeceğimize karar verelim :

  • Paris’teyiz. İstiridyeye de bayılıyoruz ama parkta yemek yeme seçeneğini de kaçırmak istemiyoruz. Hay hay… O zaman önce Rue de Montfaucon 3‘ teki Huitrerie Regis’e gidilir. Güzel bir tepsi içine karides ve mevsimine göre deniz kestanesi de koydurularak muhteşem bir “Fruit de Mer” (çiğ deniz ürünlerinden oluşan en ünlü fransız yemeği ) tabağı hazırlatılır.
  • “Neeee? Çiğ deniz ürünü mü? Asla!..” diyenler. Peki o zaman buyrun Buci’ deki pazar yerinden arzuya göre bol şarküteri ya da muhteşem Fransız peyniri ve ekmeğinden enfes mamul enfes bir sandviç hazırlatmaya…
  • “Yok, biz İspanyol pastırmasının (Jamon Iberico) ve Manchego Peynirinin hastasıyız” diyorsanız, Rue de la Seine 62 Da Rosa ve yanındaki BellotaBellota sizi bekler. Kendinize enfes bir sandviç yaptırınız lütfen. Daha ucuz bir seçenek ise Rue de la Seine 54′ deki Cosi.
  • “Bunların hiç biri beni açmadı sıcak bir şeyler yemek istiyorum” derseniz o zaman Buci‘ deki pazarda satılan ve bir Fransız klasiği olan tavuk çevirme ve onun altında pişen muhteşem patateslerin tadına bakmanızı öneririm. Benim gibi tavuğa hiç de düşkün olmayan birini bile baştan çıkaran bu lezzeti asla unutamayacaksınız. Normandiya tavuğu benim tercihimdir, aklınızda bulunsun.

Paris Gezi Rehberi

 

Paris Gezi Rehberi

Adım Adım En Güncel Roma ve Vatikan Gezi Rehberi Burada!

Paris gezi rehberi – Paris Gezilecek Yerler – Şimdi yanınızda yemekleriniz, şarabınız yönünüzü nehre verin ve “ Cafe Buci 24” ü sağınıza alarak Rue Dauphine’ den Pont Neuf’ e doğru yürüyün. Önce köprüden muhteşem manzaranın tadını çıkarın.

Notre Dame size gülümsüyor, Eiffel ucundan da olsa gözüküyor ve merdivenlerden aşağı indiğinizde Place Dauphine’ deki meşhur Vert du Galande parkı sizi bekliyor; muhtemelen her zaman olduğu gibi cıvıl cıvıl. Burası Ile de la Cite’ nin ucundaki üçgen bir park. Salkım söğütler nehirde saçlarını yıkıyor.

Şehirleri yürümeyi seviyoruz. Sürprizlere açık oluyoruz o zaman her seferinde şaşırtıyor şehir bizi. Daha önce hiç görmediğimiz bir dükkanda, sokakta kayboluyoruz ve keşfetmeye bırakıyoruz kendimizi. Akışa teslim oluyoruz. Bununla birlikte her seferinde ziyaret etmeyi sevdiklerimiz de var… Şimdi onlara gidelim.

Önce St. Michele’ e oradan Quartier Latin’ e ama illaki Pont St. Luise’ den geçerek. Seine’ deki iki adayı birbirine bağlayan bu köprüde öğlenleri ve akşamüstleri müzisyenler olur. Takılın biraz bir kahve molası verin ayaküstü.

Sonra St. Luise adasının ortasındaki daracık caddeden dükkanlara bakarak Petit Pont’dan (adı üstünde Parisin en küçük köprüsü) Quartier Latin’ e geçin. St. Louis’ de Berthillon ‘ a uğrayıp dondurma yemeyi unutmayın. Bu sokaklarda eski Paris’ in izlerini sürmek beni çok mutlu ediyor…

Paris Gezi Rehberi

Quartier Latin meşhur 68 olaylarının başladığı, barikatların kurulduğu Paris ve Sorbonne üniversitelerinin bulunduğu bölge.

Bir de Voltaire, Rousseau, Alexandre Dumas, Victor Hugo gibi bir çok ünlü fransızın anıt mezarının bulunduğu Pantheon Kilisesi görülmeye değer.

Herhangi bir zaman diliminde de olsa bu üstadların karşılarında durmak beni çok heyecanlandırmıştı. Ölümsüzlük bu olsa gerek…

Aydınlanmayı kucaklayıp,  Foucault Sarkacını görmek için mutlaka uğrayın.

Devrimci havayı koklayıp, 68 ruhuna selam durup devam ediyoruz yola.

Meşhur barikatları aşmıyoruz tabii artık ama çok güzel sokaklarda Paris’ in tüm zaman dilimleriyle kucaklaşarak kenti içimize dolduruyoruz.

Paris gezi rehberi – Paris Gezilecek Yerler – Bir sonraki  durağımız Rue Mouffetard. Burası şarküteri ve küçük, ucuz restoranlardan oluşan daracık rengahenk bir sokak. Dünya mutfağı orada. Ben burada da her zaman yine tavuk çevirme seçeneğini aşağıdaki Square Saint Medard’ taki parkta yemek suretiyle kullanırım. Açıkçası Paris böyle güzel. Ben böyle Paris’ liyim…

Bu yakadaki diğer vazgeçilmezlerim ise tabii ki Luxembourg ve Montparnasse. Kulesi, cafeleri ve mezarlığıyla yüzyılın başındaki sanat hareketlerine saygı duruşu niteliğinde bu bölge.

Luxembourg Bahçeleri güzel bir şarap ya da yemek molası vermek için benim en sevdiğim.

Şehrin tüm hay huyundan uzakta ama şehrin içindeki bu devasa park güneşin ve yeşilin tadını çıkarmak isteyenler için müthiş bir seçenek.

Meşhur sandalyelerden birinde (arka ayakları kısa yapıldığı için kaykılarak oturabileceğiniz sandalyeler bulunur Paris parklarında), yüzünüz Medicilerin yaptırdığı muhteşem saray ve önünde uzanan uzanan gölette, huzurun derinliklerine yol alın.

Çocuklu aileler için park pek çok aktivite barındırıyor aklınızda olsun. Ya da benim gibi ruhu çocuk kalanlar için. Park çıkışı ya da girişinde Rue d’Assas 37′ deki Christian Constant’ a uğrayıp çukulata almayı sakın unutmayın. Bir bar çukulatanın nelere kadir olduğuyla yüzleşin.

Paris gezi rehberi – Fransa’ nın en ünlü şeflerinden birine ait bu chocoleterie’ deki lezzetler damağınızı gerçekten çatlatacak.

Montparnasse Kulesi Eiffel’ in kalabalığına katlanamayanlar için güzel bir seyir noktası. Üstelik buradan Eiffel de gözüküyor. Özellikle gün batımlarında muhteşem fotoğraf karelerine imza atmak mümkün.

Kuleye çıkmadan 20′ li 30′ lu yılların Paris’ ine uzanmak Picasso, Hemingway gibi üstatlarla aynı havayı solumak isteyenler Closerie des Lilas ve Cafe de la Rotonde’ a mutlaka uğramalılar.

Sanatçıların uğrak yeri olan bu mekanlarda biraz Yahya Kemal biraz Attila İlhan biraz da Bedri Rahmi bulunacaktır mutlaka. Benim gibi iflah olmaz bir romantikseniz o yılların izini sürmek iyi gelecektir sanatçı ruhunuza.

Ve tabii ki Montparnasse Mezarlığı. Beauvoir-Sartre, Samuel Beckett ve Baudelaire gibi ustaların yattığı bu mezarlık bir kereliğine bile olsa ziyareti hak ediyor bence. Brancusi ve öpücük heykelini de mutlaka görün. Oscar Wilde, Jim Morrison ve Yılmaz Güney gibi ustaları ziyaret etmek isteyenler ise Pere- Lachaise Mezarlığı’na.

Paris Gezi Rehberi – Paris Gezilecek Yerler – Paris’in yukatı  mahallelerinde tembel bir Pazar’a uyanmak!..

…ve güzel bir pazar gününe uyanıyoruz… Tüm Avrupa kentlerinde olduğu gibi Paris de huzurlu, dingin ama biraz sönük ve buruk.  O zaman şaşırtalım sizi biraz…

Önce Marais : Victor Hugo’ nun evini, Place de Vosges’ u, Picasso Müzesini ağırlayan bu semtin kalbinde yer alan yahudi mahallesinin meşhur sokağı Rue de Rosiers inadına cıvıl cıvıl.

Sabah kahvaltısı için güzel kurabiye ve hamur işlerinin tadına bakabilir, Marais ve çevresinin keyfini çıkarabilirsiniz. Marais’Bastille’ e bağlayan yoldaki pazar yerinde biraz takılıp devrimin başladığı meydan ve kuleye bir saygı duruşunda bulunabilirsiniz. Place Republique her zaman büyüler beni.

Paris gezi rehberi

Şimdi buraya komşuluk eden mütevazi bir semte ve pazar yerine uzanıp pazar günümüzü renklendirmeye devam edelim üstelik turistlerle değil; Fransız’larla…

Le Marche des Enfantes Rouges, yani Kırmızı Çocukların Pazarı… Eskiden öksüz çocukların eğitim gördüğü okulun yer aldığı bu semt, çocukların kırmızı kıyafetler giymesi nedeniyle bu adı almış.

Tüm dünya mutfaklarının yer aldığı bu pazar yerinde, midenize, İtalyan, Lübnan, Fas, Cezayir, İspanyol ve Türk mutfağının güzel örneklerini indirebilir; Paris’ te tevazu içinde uzanan bir semtin cafe’lerinde huzuru bulabilirsiniz.

Ayrıca pazar yerinde alışveriş edebileceğiniz küçük dükkanlar da mevcut. Biraz erken saatlerde gitmenizi öneririm bir hayli kalabalık oluyor ama kesinlikle görülmeye değer.

Karnımız doydu ve bir Paris varoşunun Pazar gününe kısmen de olsa tanıklık ettik. İstikamet Beaubourg’ un derinlikleri ve sevdiğimiz sokaklar, heykeller…

İlk durak St. Eustache kilisesinin önündeki heykel, kocaman bir başın yanında duran kocaman bir avucun içinde, üstünde oynayıp fotoğraflar çekecek ve kendimizi bir heykelin sıcaklığına bırakacağız. Komik ama öyle…

Oradan Quincampoix sokağı, kitapçılar, cafe’ler, dükkanlar…

Paris Gezi Rehberi

…ve gurmeler için çok önemli bir adres Rue Montorgueil 54, Patiserie Stroher… Birbirinden leziz tatlılar sizi mutlu edecek.

Sonra Centre Pompidou (modern sanat müzesi). İster içine girip muhteşem koleksiyonun tadını çıkarın, isterseniz önündeki hareketli meydanın.

Yoruldunuz ve canınız buz gibi bir bira çekiyor şimdi…

Paris gezi rehberi – Paris Gezilecek Yerler – İşte az sonra Rue St. Denis’ deki Au Trappiste’ de bir mola verip, Belçika biraları ve enfes bira mezeleriyle huzuru bulacağız.

Au Trappiste‘ de yaklaşık 200 çeşit bira var bunların 15-20 tanesi fıçı. Seç beğen al durumu yani. Mutfağı da enfes… Özellikle sosislerini şiddetle tavsiye ederim.

Sol yakadan gelmek isterseniz. St. Michel köprüsünden dümdüz yürüyüp karşıya geçin önünüze çıkacaktır.

Hem Vizesiz, Hem Ucuz, Hem Çılgın! BELGRAD’a Hoşgeldiniz!

Artık nefis bir akşamüstünün, Seine kenarında tadını çıkarma zamanı…

Devrimin, aşkların, aşıkların, binlerce çile çekmesine rağmen yine de Yol Aşkı’yla anılan bu kentin içine çekilme, hücrelerine işleme vakti. Önce Louvre‘ un önünde uzanan Tuilerie bahçelerinin yeşilinin içine dalıp oradan Pont des Artes’ da ki sokak müzisyenlerini dinleyeceğiz.

Sadece yayalara açık bu köprüden uzaktaki Ile de la Cite’ yi ve Notre Dame’ ı seyredeceğiz nehirin akışıyla beraber. Şehrin lacivertinin içine dalacağız. Saatlerce sürdürebilirim bu eğlenceyi. Gençler, sevgililer ve tabii ki köprüye anahtarlıklarla mühürlenmiş aşklar.

İsimlerini, sevgilerini bu köprüye bırakanların hayatlarının izini sürmek umarsızca. Ve sonra devrimin tüm idamlarına sahne olmuş Concorde Meydanı’ndan içine dalmak… Robesipiere’den Danton’ a oradan Marie Antoinatte’e uzanıp aynı meydanda giyotine kurban gidişin ironisine gülümsemek.

İşte benim Paris’ im…

Ruhumla, özümle bir olmanın; kalbin başka bir türlü çarpışına tanık olmanın hikayesi.

…ve daha sayısız mekan, sayısız anı ve sayısız AN’ lar var keşfedilmeyi bekleyen… Bir başka yazıda tekrar görüşmek üzere…

Aşağıdaki “Yorum” bölümümüze düşüncelerinizi eklediğiniz için şimdiden teşekkür ederiz.

 

Bol seyahatli günlere…

Yol Aşkı Team

 

 

 

 

 

Ebru Gada

21 Yorum

  • icineation dedi ki:

    Oh la la! Paris, mon amour… Yine yeni yeniden gitmiş kadar oldum. Yaşatmışsınız resmen:)

  • Ulker Allahverdi dedi ki:

    Ne güzel anlatmışsınız Parisi…Paris’te en güzel sıcak çikolata ise Louvre yakınında Angelina’da içilir 🙂

  • Gül dedi ki:

    Harika bir anlatım olmuş… faydalı bilgiler için ayrıca teşekkürler… 🙂

  • Zeynep dedi ki:

    Hangi şehir şaraba benzer?
    Paris.
    İlk bardağı içersin
    buruktur,
    ikincide dumanı vurur başına,
    üçüncüde mümkünü yok masadan kalkmanın,
    garson, bir şişe daha getir!
    Ve artık nerde olsan, nereye gitsen
    Paris’in ayyaşısın iki gözüm

    Nazım Hikmet

    Bende paris aşkıyla sarhoş olmak istiyorum

  • Sultan Uçkan dedi ki:

    Ürdün’ü çok merak ediyorum.Çünkü Ortadoğuda kalan Ender ülkelerden biri.Belki de Ortadoğu’ya örnek teşkil eden tek ülke.Umarım bir gün ziyaret etme şansım olur.

Yorumunu Paylaş

Your email address will not be published.